Duyurular

AMERA YÜRÜTME KURULU TOPLANTISI

2016-05-30 14:52:23 | Gösterim Sayısı:

 

OPAK OPTİK ESSILOR AMERA’DA BÜYÜK BİR BAŞARIYA İMZA ATTI

19-20 Mayıs tarihlerinde Singapur’da yapılan AMERA Yürütme Kurulu Toplantısı Opak Optik açısından son derece gurur verici bir tabloya sahne oldu. 300’den fazla ortağı bulunan Essilor International içerisinde, 2015 yılında büyüme oranları açısından ilk 5’e giren ortaklardan biri olan Opak Optik, gerçekleştirdiği %31.7’lik büyüme ile ikinci sırayı aldı. Bu vesileyle toplantı sırasında diğer 4 firma ile sahneye davet edilen Opak Optik A.Ş. CEO’su Sayın Kazım Ağca ile bir araya geldik ve kendisine merak ettiğimiz tüm detayları sorduk.

FYE: Öncelikle bu başarınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz.

KA: Teşekkür ederim, ama bu başarı ekip olarak hepimizin başarısı, Opak Optik ailesinde üretimden, satışa, pazarlamadan yönetime kadar her kademede, tüm çalışanlarla, canla başla aynı hedefe koştuk ve doğal olarak da bunun meyvesini 40 farklı ülkeden katılımcının bulunduğu uluslararası bir toplantıda sahneye davet edilerek ve alkışlanarak aldık.

FYE: Anladığımız kadarıyla Essilor International farklı bölgelerden oluşuyor ve Türkiye, AMERA bölgesine dâhil edilmiş durumda. Neden Asya Pasifik, Avustralya, Çin, Hindistan, Rusya gibi ülkelerle aynı bölgede değerlendiriliyoruz?

KA: AMERA bölgesi içinde “gelişmiş”, “hızla büyümekte olan” ve “gelişmekte olan” şeklinde 3 grupta tanımlayabileceğimiz bölümler var. Türkiye, bu bölümlerden “hızla büyümekte olan” grubuna ait. Bu grupta birinci önceliğimiz pazarı geliştirmek, bunu da gözlük kullanıcısının değişen ihtiyaçlarını yakından takip etmek ve teknolojik yeniliklerle sorunlarına çözüm yaratmak yoluyla yapmaktır. Evet, gerçekten de Çin, Hindistan, Avustralya gibi ülkelerle aynı grupta olmak çok ilginç, ama bunun da bir mantığı var, bu ülkeler hızla büyümekte olan pazarları ve oldukça genç bir nüfusa sahip olmaları açısından Türkiye ile benzerlikler taşımakta. Dolayısıyla benzer profiller ve benzer ihtiyaçlar söz konusu.

FYE: Peki Opak Optik’in özellikle 2015 yılında göstermiş olduğu bu performansın bileşenleri nedir?

KA: Her şeyden önce ekip olarak dayanışma halinde hareket ettik. Hizmet verdiğimiz optik mağazaları her zaman bizim iş ortaklarımız olarak gördük ve öyle davrandık. Tek bir sloganımız vardı ve hala da aynı sloganla devam ediyoruz: “İşinizi birlikte büyütelim”. Türkiye optik sektöründe beklenen adetsel büyümenin %1.5, cirosal büyümenin ise %9 olarak tahmin edilmesi aslında bize tek bir şey söylüyor: İşimizi büyütmenin, pazarı büyütmenin tek bir yolu var: Nitelikli cam satmak. Biz iş ortaklarımıza 2015 senesi boyunca ve 2016’nın ilk yarısında hep bunu anlattık, anlatmaya da devam edeceğiz. Nitelikli cam satmayı kolaylaştıracak pek çok yeniliği Türk pazarına tanıttık, bunların başında Essilor Wall geliyor. Camı elle tutulur, gözle görülür hale getiren, gözlük kullanıcısının, hakkında hemen hiçbir fikre sahip olmadığı gözlük camını ve özelliklerini anlatmanın en zevkli hali diyorum ben Essilor Wall için. Bunun yanı sıra nitelikli cam satmanın öncelikli şartlarından olan “işe değer katma” kısmı için de, tüm iş ortaklarımıza mağazalarında “VIP Corner” adı altında, sadece cam anlatmaya yönelik alanlar yaratmalarını tavsiye ediyoruz. Odaklama cihazından Essilor Wall konseptinde demolara, sanal gerçeklik cihazlarından sunum kitlerine kadar üretilen her şey, “işimize değer katmak” amacını taşıyor.

FYE: Singapur toplantısı nasıl geçti?

KA: Yine dolu dolu bir program ve pek çok istatistiki bilgi edindiğimiz bir ortam vardı. Sizinle de paylaşayım, mesela önümüzdeki dönemde tüm dünyada 500 milyon yeni gözlük kullanıcısı, 2030 yılında da dünya nüfusunun 8.3 milyar olması bekleniyor. AMERA adı altında buluşan 40’tan fazla ülke 11 farklı saat dilimi ve 20’den fazla yabancı dil var, bu grup toplam dünya nüfusu olan 7 milyarın %85’ini oluşturuyor. Bu bölgede Essilor 300’den fazla ortaklık kurmuş ve zaten ortaklıklar kurma yoluyla büyümüş bir şirket. Biz de Opak Optik olarak bu 300 ortak arasında, 2015 gibi sıkıntılı ve inişli çıkışlı bir senede en fazla büyüme performansı gösteren 2. firma olduk, gurur duyuyoruz.

FYE: Mutlaka gelecek trendleri hakkında da paylaşımlar olmuştur diye düşünüyorum?

KA: Tabii ki, olmaz mı? Dünya üzerinde her 3 ayda bir yeni bir ürün lansmanı yapan bir şirketten ve AR-GE’den bahsediyoruz. Bu toplantıda ağırlık, açıkçası dijital teknoloji ve teknolojinin hayatımıza kazandırdıkları ve bizden alıp götürdükleri üzerindeydi. Bundan 10 yıl önce akıllı telefonlarda Android veya IOS sistemleri yoktu. Tabletler hayatımıza henüz girmemişti. Facebook daha yeni yeni duyulmaya başlamıştı. Bugüne baktığımızda tüm dünyada satılan akıllı telefon sayısı 1.4 milyar, tablet sayısı ise 250 milyon adet. Bugün dünya üzerinde 1.6 milyar Facebook kullanıcısı var. Dijital ekranların hayatımıza bu hızla girmesiyle 4 kişiden 3’ünün göz yorgunluğu şikayeti var ve kullanıcıların %70’i boyun ve omuz ağrısından muzdarip. Miyop kırma kusurunun dünya çapında %3.3, presbiyopinin  %2.5, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun %2.6 ve katarakt vakalarının da %3.6 oranlarında artması bekleniyor. Tüm bunlar aslında tek bir şeye işaret ediyor: Optik camların artık estetiğin ötesine, göz sağlığını korumaya destek olur hale gelmesi gerekmekte. Hepimiz zararlı UV ışınlarının kataraktın önemli risk faktörlerinden olduğunu, dijital ekranları uzun süreli kullanmanın göz yorgunluğuna neden olduğunu ve zararlı Mavi-Mor ışınların yüksek enerjisi nedeniyle makula dejenerasyonunun (sarı nokta hastalığı) risk faktörlerinden olduğunu biliyoruz. Gerek Crizal Prevencia, gerekse de Eyezen ürünleriyle çağımızın ortak sorunlarına çözüm getirebildiğimizi bilmek ve iş ortaklarımıza “teknolojisi, bilimsel dayanağı ve hikayesi olan ürünler” sunabilmek bizi çok mutlu ediyor.

FYE: Gelecekte gözlük kullanıcısının beklentileri ne yönde olacak?

KA: Tüm dünyada, sadece optik sektöründe değil, tüm tüketim sektörlerinde ciddi bir online alışveriş trendi var. Özellikle perakendeciler bu yönde yatırımlarına hız veriyorlar. İşin bizim tarafımıza baktığınızda ise internetin yaygınlaşmasıyla gün geçtikçe bilinçlenmeye, bilgi edinmeye başlayan bir gözlük kullanıcısı profili var. Bizim ülkemizde ise maalesef hala gözlük camı bilincinden söz etmek pek mümkün değil. Camın sadece organik ve inceltilmiş olduğunu bilen, fazlasını da henüz kimseden duymamış olan bir kullanıcı profili mevcut. Burada iğneyi kendimize batırdık ve 2016 yılbaşından itibaren hemen hemen tüm Türkiye’yi gezerek farkındalık yaratmak, nitelikli cam satışının önemini vurgulamak ve gözlük kullanıcısını bilinçlendirmenin tek yolunun “cam anlatmak”tan geçtiğini anlatan toplantılar düzenledik. Çünkü hiçbirimiz ne olduğunu, bize ne fayda sağladığını bilmediğimiz bir şeyi satın almayız, öyle değil mi? Buna bir örnek daha vereyim. Araştırmalar gösteriyor ki, 10 gözlük kullanıcısından 7’si ışığa hassasiyet geliştirmiş durumda, ancak sadece bu 10 kişiden 1 tanesi fotokromik özellikli, yani ışık ve UV ile renk değiştiren camlar kullanıyor. Bu sonucu yaratan en önemli faktör, maalesef optisyenin gözlük kullanıcısına farklı cam seçeneklerinden ve hatta camın kendisinden bahsetmiyor olması. Günümüzde hala güneş gözlüklerinin numaralı yapılabildiğinden haberdar olmayan gözlük kullanıcıları var, ki Essilor’un güneş camlarından büyüme beklentisi oldukça yüksek.

FYE: Son olarak bizimle neler paylaşmak istersiniz?

KA: Essilor ve tabii ki Opak Optik olarak sloganımız “Dünyayı Daha İyi Görmek”. Bunu gerçekleştirmek adına bize düşen her türlü çalışmayı adanmışlıkla, ekip ruhuyla yapıyoruz. Bizimle çalışan, markaya ve değişerek gelişmeye inanan tüm iş ortaklarımıza aynı şeyi söylemeye devam edeceğiz. Gelin, işinizi beraber büyütelim.

FYE: Çok teşekkür ederiz.

 

-AMERA Yürütme Kurulu Toplantısından kareler-